HİJYEN VE İÇ HAVA KALİTESİ BAKIMINDAN HVAC SİSTEMLERİNİN TEMİZLİĞİ

HİJYEN VE İÇ HAVA KALİTESİ BAKIMINDAN HVAC SİSTEMLERİNİN TEMİZLİĞİ

 HİJYEN VE İÇ HAVA KALİTESİ BAKIMINDAN

HVAC SİSTEMLERİNİN TEMİZLİĞİ
Meftun GÜRDALLAR
ÖZET
Bu Bildiride HVAC sistemlerinin en önemli bileşenleri sayılan hava kanalları, klima santrali ve
serpantinleri ile hava dağıtım elemanlarında oluşan kirliliğin oluşturduğu riskler, kayıplar ile bunların
temizlenmesine ve sterilizasyonuna ilişkin metodlar aktarılacaktır.
Klima sistemlerinin giderek daha fazla kullanılması nedeni ile yaşamımızın 4/5 ini geçirdiğimiz kapalı
mekanlarda gereksinim duyduğumuz konfor şartlarından ısı, nem ve gürültü uzunca bir süredir HVAC
mühendisleri tarafından kontrol altında tutulmaktadır.
Ancak bu sistemlerde kullanım şartlarına ve zamana bağlı olarak ortaya çıkan ve kesin olarak
denetlenmesi gereken bir diğer parametre de kirlilik olmaktadır.
Bu güne kadar önemsemediğimiz bu olumsuz etken ile başa çıkmanın yöntemleri aşağıdaki sıra ile
incelenecektir.
A. Kirliliğin yarattığı sakınca ve riskler
İç hava kalitesinin sağlığımıza etkileri ve işletme verimliliği açısından ele alınacaktır.
B. Kirlilik oluşumunun nedenleri:
Bir klima sisteminde kirliliğin oluşumu ve temizlenmesinin gereğinin tespiti
C. Kirliliğin yok edilme yöntemleri
Temizlik için kullanılan çeşitli ekipmanlar ve temizleme şekilleri incelenecektir.
D. Sonucun denetlenmesi
Temizlik ve sonrasında elde edilen sonucun yeterliliği incelenecektir.
E. Dezenfeksiyon
Mekanik temizliğin yeterli olmadığı durumlarda kullanılan dezenfeksiyon ekipmanları ve çalışma
şekilleri incelenecektir.
Son Bölümde;
Kamu sağlığı açısından dünyada mevcut standartlar ve bu konudaki uygulamalar hakkında bilgi
verilecektir.
GİRİŞ
Günümüzde çevre temizliği konularına olan ilgi giderek artmakta, bu kapsamda daha önceleri
önemsenmemiş olan HVAC sistemlerinin kirliliği kapalı mekanlarda yaşayan tüm kent insanları
açısından çözümü zorunlu bir sorun haline gelmektedir.Batıda halk sağlığı istatistikler ile izlenmekte,
ortaya çıkartılan sorunlara ilgili meslek disiplinlerinin sorumluluğunda çözüm aranmaktadır.Yaşamımızı
daha konforlu kılmak için büyük bedeller ödenerek yapılan modern binalarda kullanımdan doğan
sorunlar izlenip bertaraf edilmez ise başta sağlık sorunları olmak üzere çözümü oldukça güç bir dizi
havalandırma kaynaklı problemin ortaya çıkmasının kaçınılmaz olmaktadır. 
_____________________________________ 2 _______ VI. ULUSAL TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ KONGRESİ VE SERGİSİ
HVAC sistemlerinin temizlik programı; hazırlık aşamasından iş bitimine kadar, belirli standartlara göre
her bir yöntemin uygulanmasını zorunlu kılan tespitlerin sistematik bir şekilde değerlendirilip işleme
konma sürecini ifade etmelidir. Nihai durumda temizlik sonu verilerinin ölçülebilir ve değerlendirilebilir
nitelikte olması, proseslerin uygulayıcılar tarafından kayıtlara geçirilmesi, tespitlerin
karşılaştırılmasında kullanılacak kriterlerin önceden belirlenmesi, taleplerin istenilen düzeylerde
karşılanabilmesiyle doğrudan ilgilidir. Teknik ve insani gereksinimlerin kombinasyonlar oluşturduğu
mahallerde optimizasyon değerleri, teknik ekipler tarafından yüklenici firmanın öncülüğünde, müşteri
memnuniyeti ve makul limitler ile birlikte ele alınarak hesaplanmalıdır.
HVAC sistemi temizleme programı, teorik altyapının oluşturulması,sağlık ve güvenlik şartları,
temizleme gereksinimlerinin belirlenmesi ve çözüm metodlarının ortaya konmasıyla, çözüme
yaklaşımda atılacak temel adımlar çerçevesinde ele ele alınıp hayata geçirilmelidir.
A-KİRLİLİĞİN YARATTIĞI SAKINCALAR VE RİSKLER
Zamanımızın % 60-90 lık bir kısmının kapalı mekanlarda geçiyor olması, iç hava ortam kalitesinin
günlük yaşamımıza olan etkilerini ele almak noktasında tek başına yeterli bir neden olmaktadır.
Amerikan Çevre Koruma Örgütü EPA’nın yapmış olduğu ölçümler, bize, dış ortamdan yalıtılmış
modern binalardaki kötü iç hava kalitesinin, bizim kirli diye sözünü ettiğimiz dış ortam havasına göre
70 kat daha tehlikeli olduğunu göstermektedir. Amerikan Alerji Uzmanları Birliğinden yapılan
açıklamaya göre, hastalıkların oluşması ve yayılması %50 oranında bozuk iç ortam hava kalitesinden
kaynaklanmakta, alerjiden şikayet edenlerin 1/6 sı bu nedenle doktora başvurmaktadır. Yine bu
kaynağa göre gene aynı nedenden ötürü işgücü verimindeki kayıp %4’leri bulmakta, sadece bu
şekilde her yıl 60 milyar dolar, medikal giderlerde ise 1 milyar dolar milli gelir kaybı söz konusu
olmaktadır.
Hijyen şartlarının ön plana çıktığı hastane ve sağlık kurumlarında ise havalandırma havasının
temizliğinin önemi zaten bilinmektedir. Konuyla ilgili verilere geçmeden önce iç ortam hava kalitesi ve
kötü iç hava kalitesinin yol açtığı sağlık sorunlarına biraz daha yakından bakalım.
1.İÇ HAVA KALİTESİ VE SAĞLIK SORUNLARI
Esas itibarıyla gerek konfor gerekse de endüstriyel iklimlendirme işlemlerinin temel amacı, arzu edilen
ideal sıcaklık ve nem değerlerinde sabit kalarak, ortama filtre edilmiş temiz hava sağlamaktır.
İklimlendirilecek ortamlar çok çeşitli olmakla beraber, insan faktörünün göz önüne alınmasının gerekli
olduğu durumlarda asgari düzeyde temizlik değerlerinin tutturulabilmesi uygulamacılara bir takım
sorumluluklar yüklemektedir.
Havalandırma sistemi, devreye alınmasının ardından, iç ve dış ortamdan alınan havada bulunan bir
takım kirleticiler tarafından kirlenmeye maruz kalır. Ortama verilen karışım havasında hijyen şartlarının
zamanla ortadan kalkması, İHK (İç ortam Hava Kalitesi) ‘de bozulmaya yol açmaktadır. Bunun sonucu
SBS ya da BRI diye adlandırılan birtakım sağlık sorunları oluşmaya başlamaktadır.
SBS (Sick Building Syndrom): Bu terim başka her hangi bir nedenle bağlantı kurulamadığı durumlarda
tam olarak tanımlanamayan rahatsızlığın, çalışılan veya ikamet edilen ortamla ilişkili olduğu düşünülen
durumlarda kullanılır. Belirtileri şunlardır.
• Bina sakinlerinin çok yoğun bazı rahatsızlıklarla ilgili belirtilerden şikayet etmesi; baş ağrısı;
göz, boğaz, burun iritasyonları; kuru öksürük; kuru ve kaşıntılı deri; baş dönmesi ve mide
bulantısı; konsantrasyon güçlüğü; yorgunluk; kötü kokulara karşı hassasiyet.
• Tanımı yapılamayan ve binanın terk edilmesinin ardından ortadan kaybolan rahatsızlıklar. 
_____________________________________ 3 _______ VI. ULUSAL TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ KONGRESİ VE SERGİSİ
BRI (Building Related Illnes): SBS’nin aksine teşhis edilen rahatsızlığın, ortam havasında yayılan bir
takım kirleticiler tarafından kaynaklandığının belirlenebildiği durumlar için kullanılır. Belirtileri şunlardır:
• Bina sakinlerinin öksürük, ateş, kas ağrıları, göğüs darlığı, üşüme
• Klinik olarak teşhis edilebilen ve tanısı kesin olarak yapılabilen rahatsızlıklar
• Binanın terk edilmesinin ardından uzun bir sürenin geçmesiyle ortadan kalkan belirtiler.
Dünya Sağlık Örgütü WHO’nun bildirdiğine göre dünya üzerinde bulunan yeni nesil binaların %30’ luk
bir kısmı bu yukarıda bahsi geçen rahatsızlıklara neden olan kötü iç hava kalitesine sahip olmaktadır.
İnsan sağlığını doğrudan ilgilendiren diğer bir konu da sağlık kurumları ve hastanelerdir. Ne yazık ki
ülkemizde bu konuyla ilgili istatistiki çalışmalar ve denetleme mekanizmaları yetersiz olmakla birlikte,
durumun pek de iç açıcı olmadığını söylemek yerinde olacaktır.
Avrupa’da hastanelerde ameliyat sonrası kontaminasyon nedeni ile ölüm oranı %0,3 iken, yapılan
iyileştirmeler sonucu %0,15’lere indirilmiştir. Yine bir İngiliz - İskandinav araştırma grubunun 5 yıl
boyunca 19 hastanede, kalça kemiği ve diz kapağı ameliyatlarında yaptığı araştırmalar sonucunda, 1
m3
havadaki tanecik sayısı 400 olduğunda enfeksiyon oranı %4,5 oranındayken, tanecik sayısı 20’ye
indirildiğinde bu oran %1.5’a indirilebildiği saptanmıştır.
Ameliyathaneler ve diğer “temiz oda “ diye tabir edilen mahallerdeki ortam havalarında, bulunması
gereken maksimum partikül sayıları, sınıflarına göre belirtilmiştir. Operasyon odalarında optimal hava
temizliği, bu tablo değerlerine sadık kalınarak sağlanabilir. Temiz oda tasarımları,mimari ve diğer
teknik donanımların kombinasyonu sağlanarak gerçekleştirilebilecek kompleks bir çalışmadır.
2.İŞLETME VERİMLİLİĞİ AÇISINDAN İÇ ORTAM HAVA KİRLİLİĞİ
Genel olarak her havalandırma sisteminde gereksinime göre hassasiyeti değişen bir veya daha fazla
filtre bulunmaktadır. Ancak bu filtreler çevrimin başlangıcında, yani emiş menfezi yada dış hava
panjuru üzerinde değil, emiş ve üfleme kanallarının tam ortasında, klima cıhazı içerisinde
bulunmaktadır. Bu şu anlama gelir: İç ortamdan emilen kirli hava ile, dış ortamdan emilen kontrolsüz
dış hava içerisinde bulunan kirleticileri taşıyan emiş kanalları herhangi bir filtrasyon işlemi
görmemektedir. Bu nedenle emiş kanalı içleri ciddi bir kirliliğe uğramaktadır. Filtre ancak üfleme
kanallarını kısmen temiz tutabilmektedir.Karışım havası kullanan klima sistemlerinin işletiminde
genellikle düşülen yanılgı budur.
Kirli kanallarda sürüklenen toz, kir parçacıkları klima santralindeki filtrelerin çok daha çabuk
kirlenmesine ve ömrünü zamanından önce doldurmasına neden olmaktadır.
Ayrıca kanal yüzeylerine tutunan parçacıklar zamanla kümeleşmekte ve ciddi bir yüzey pürüzlülüğü
oluşturmaktadır. Bu konuda fikir verebilmesi açısından basınç kaybı hesabında kullandığımız
pürüzlülük değerini veren ε (mm) değerinin PVC, paslanmaz sac ve alüminyum için 0,03, galvaniz sac
kanal için 0,09 ve plaka tipi cam elyafı için 0,90 olduğunu hatırlamakta fayda vardır.
Havalandırma santralındaki filtrelerin ve kanal içlerinin kirliliği,kanal montajı sırasında yapılmış hatalar,
inşaat esnasında veya sonrasında oluşan kirler, yarattıkları sürtünme kayıpları nedeniyle toplam hava
debisinde azalmaya neden olurlar ki bu da kaybın karşılanması için bir miktar daha elektrik enerjisi
gerekli olacağı anlamına gelmektedir.
Yapılan ölçümler sonucu, serpantin yüzeyindeki 1mm’lik kir tabakasının, ısı transferini yaklaşık olarak
%10 oranında azalttığı görülmüştür. Bir başka deyişle, aynı ısıl verimi elde etmek için yapılması
gereken enerji sarfiyatının %10 artırılması gerekmektedir.
3.TESİS ÖMRÜ AÇISINDAN İÇ ORTAM HAVA KİRLİLİĞİ
Temiz ve pürüzsüz bir yüzeye oranla kirlenmeye başlamış ve pürüzlülüğü artmış bir yüzeyde kir ve toz
parçacıkları daha kolay ve daha fazla birikmektedir. Metalik yüzeye yapışan nemli kir, toz topaklarında
üreyen küf ve mantarlar, aynı zamanda daha fazla nem tutulmasına da zemin hazırlayarak korozyonu
başlatmakta veya varsa hızlandırmaktadır. 
_____________________________________ 4 _______ VI. ULUSAL TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ KONGRESİ VE SERGİSİ
4.YANGIN GÜVENLİĞİ AÇISINDAN İÇ ORTAM HAVA KİRLİLİĞİ
Birçok durumda havada asılı partiküller organik bileşiklerden oluşmaktadır. Özel olarak un, kömür
tozu, tahıl kabukları yada tekstil lifleri gibi ürünlerin kanal içerisinde biriktiği durumlar çok daha büyük
tehlike oluşturmaktadır. Ayrıca havanın cebri olarak fanlar yardımıyla hareket ettirilmesinden dolayı
kanal yüzeylerinde oluşan statik elektrik yükünün deşarjı anında kıvılcımla başlayan yangınlar olduğu
da bilinmektedir. Örneğin sadece Almanya’da bu güne kadar 60 kişinin ölümüyle sonuçlanan 500’e
yakın patlama ve yangın olayında sebebin, ”hava kanallarında biriken tozlar” olarak itfaiye
istatistiklerine geçmiş olması dikkate değerdir. Ayrıca, yangın başka sebeplerle başlamış olsa bile
hava kanallarında birikmiş organik yanıcı bileşiklerin tutuşması ile oluşan yanıcı gazlar havalandırma
kanallarından binanın bir bölgesinden diğerine geçerek yangını yaygınlaştırmaktadır.
B.KİRLİLİK OLUŞUM NEDENLERİ
TANECİK EMİSYON ANALİZİ
Her tesis ve bina içinde bulunduğu ortamın koşullarına göre bünyesine çeşitli yollarla tanecik
alabilmekte ve yapının amacına göre bu partiküller zararlı etkilerde bulunabilmektedir.
Doğal havada bulunan; polenler, bakterileriler, çeşitli ölü ve canlı mikroorganizmalar, rüzgarların
taşıdığı erozyon veya volkanik patlamalar sonucu çıkan tanecikler, egzost emisyonları, büro
makinalarından yada insanların kurduğu endüstriyel tesislerden, yanma, kimyasal reaksiyonlar, imalat
sonucu ortaya çıkan tanecikler, mahal içerisinde bulunan halı, koltuk, perde ile, insanlardan, solunum
yoluyla veya saçlı-saçsız deri ve giysilerden ortama yayılan partikül ve mikroorganizmalardır. Bu
sınıflamanın işlevsellik kazanabilmesi bakımından kirleticiler 3 ana kategoride toplanmaktadır.
KİRLETİCİLER
Hava, bilindiği üzere, % 78 azot , %21 oksijen ve %1 de, aralarında karbondioksit gibi gazların ve
çeşitli kimyasal bileşiklerin bulunduğu “diğer” gazlardan oluşmaktadır. İç mekan kirleticileri şu üç
kategoriden birisi içerisinde değerlendirilebilmektedir.
KATEGORİ 1 Ortam içerisinde üretilen kirleticiler: Bu tür kirleticilerin genellikle ortam içerisinde
belirlenebilir bir kaynakları vardır. Ortam içerisindeki insanlardan kaynaklanan
karbondioksit, biyolojik kokular ve sentetik aromalar ,sigara dumanı, yapıştırıcılardan
ve diğer maddelerden kaynaklanan uçucu organik bileşikler, çözücüler ve temizlik
maddeleri, proses veya depolama amaçlı kimyasallar ve pişirme esnasında oluşan
kokular bu kategori içinde yer almaktadır.
KATEGORİ 2 Ortam içerisine verilen çevresel kirleticiler: Bu tür kirleticiler ele alınırken, öncelikle
kirleticinin tipi, ardından ortama giriş yolları araştırılmalıdır.Karbondioksit, sülfürdioksit,
endüstriyel kimyasallar ve çözücüler bu grupta yer almaktadır. Bu kirleticilerin ortama
ulaşmakta izledikleri en yaygın yol ise; 1) pencere ve kapı gibi, belirli bir amaca hizmet
eden bina açıklıkları, 2) pencere kenarlarında meydana gelen sızıntılar gibi, belirli bir
amaca hizmet etmeyen bina açıklıkları, ve 3) havalandırma sisteminin kullandığı dış
hava olarak sıralanabilir.
KATEGORİ 3 Ortam içerisinde üreyen organik kirleticiler: Bu tür kirleticiler en yaygın, en tehlikeli ve
ne yazık ki en az anlaşılan grubu oluşturmaktadır. Yüksek nem ve uygun sıcaklıkların
olduğu bölgelerde ortaya çıkmaktadır. Bu kirleticilerin genel formları mikroplar ve küf
olarak sayılabilir. Bir HVAC sisteminde bu üç kategorideki kirleticiler birbirlerinden
farklı ele alınmak gerektiğinden, bu makale çerçevesinde kategori 1, 2 ve 3 kirleticileri
olarak adlandırılacaklardır. 
_____________________________________ 5 _______ VI. ULUSAL TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ KONGRESİ VE SERGİSİ
HAVALANDIRMA HAVASI
Doğru bir şekilde tasarlanıp işletildiğinde, Kategori 1 kirleticilerini seyreltmek amacıyla dışarıdan alınan
havanın sisteme verilme noktası olarak, iklimlendirme cihazından önce yer alan “karışım hacmi”
kavramı, 50 yıl öncesinin basit sistemleri için “kusursuz bir şekilde” geçerli bir kavram olabilir. Bununla
beraber, günümüz sistemlerinin karmaşıklığı düşünüldüğünde, bu kavram teknik açıdan pek de yeterli
değildir. Günümüz binaları çoklu zonlama ve %100 soğutma yükünün sıfıra indiği, ardından sıfır olan
ısıtma yükünün %100 değerine ulaştığı çalışma oranlarına ihtiyaç duymaktadır. Aynı sistem, çoğu
durumda yılın belirli bir zamanı sıcak ve nemli bir iklimde çalışırken, yılın başka bir zamanında çok
soğuk bir iklimde çalışmak zorundadır. Eğer bu değişken şartlar altındaki psikrometrik kontrol
gereksinimleri analiz edilirse bu gereksinimler altındaki “karışım hacmi” nin pek de mükemmel
olmadığı sonucu ortaya çıkacaktır. Bununda ötesinde, bu teknolojiye olan güvenimiz, iklimlendirme
sistemlerine sahip binalarda kategori 3 mikrobiyal kirliliğin oluşmasının temel nedenlerinden birisidir.
Çoğu durumda, ısıl konfor eksikliği basit bir şekilde iklimlendirme teknolojisinin bir “sınırlaması” olarak
kabul edilmiştir.
Havalandırma havası, yaklaşım açısından iki farklı şekilde tanımlanabilir.
1.Havalandırma havası; ortam içerisindeki kirleticilerin seviyesini belirli bir değere getirmek için
ortama dışarıdan verilen havadır.
2.Nemli iklim, dış havadaki buhar basıncının ortam tasarım buhar basıncını yılın herhangi bir
zamanında geçtiği iklimdir.
Bu bilgilerden de anlaşılacağı üzere havalandırma sistemlerinin doğru biçimde anlaşılıp, uygun
çözümler üretilebilmesi için itinalı bir ön çalışmaya gereksinim duyulmaktadır. Havalandırma
sistemimizin ne tür bir kirlenmeye maruz kaldığı ve kabul edilebilir temiz hava şartları, yetkili kişiler
tarafından titizlikle incelenmeli, mahallin türüne göre belirlenmiş standartlara uygun şartların
sağlanmasına çalışılmalıdır.
ÇEVREMİZDE OZON VE PARTİKÜL DURUMU NEDİR?
Ozon doğada serbest halde bulunmaz. Atmosferin üst katmanlarında dalga boyu çok kısa olan mor
ötesi kozmik ışımaların etkisi ile oksijen molekülünün parçalanmasından oluşur. Temiz havada 100 m3
de 200-400 mg. Bulunur. İçinde indirgen tozlar bulunan kent havasında ise çok zayıftır. Ozon ayrıca
havanın sağlığa elverişli olmasını sağlayan güçlü bir bakteri öldürücüdür. Fırtınalı havalarda şimşek
çakmalarından sonra hissettiğimiz temiz hava kokusu aslında artan ozon yoğunluğunu ifade etmektedir.
Çevre kirliliği çok olan şehirlerde ve sanayi bölgelerinde ozon, azot dioksitin (NO2) elektrik arkı
ayrışması ile oluşur. Havadaki oranı belli bir eşiği aştıktan sonra zehir etkisi gösterebilir. İnsanda
mukoza tahrişine ve akciğer hücrelerindeki esnekliğin azalmasına yol açar. Bu kirlilik yaz boyunca
yaşama alanlarını kaplamaktadır. Ozon eşik değerin üzerinde solunduğunda çocuklarda, yaşlılarda,
solunum rahatsızlığı olanlarda ve dumanlı (sanayi) sisli bir günde dışarıda çalışan sağlıklı bir insanda
bile solunum problemlerine ve ağır astıma neden olabilir.
Partikül durumu, katı parçacıklar ve havada bulunan is olarak bilinen sıvı damlacıkların karışımıdır. Bu
Konuda Önemli Çalışmalar Yapan ülkelerden ABD de çevre koruma örgütü EPA öncelikle solunabilir
parçacıklar için bir standart düzenledi. Akciğerlerin derinliklerine kadar yol alabilen, zamansız
ölümlere, kronik bronşite ve ağır astıma yol açabilen küçük ve ince parçacıkların kent havasında
bulunmasına izin verilen miktarlarını tanımladı. Bu parçacıkların önemli kısmını sıvı yakıt yakan enerji
üreteçleri ile dizel araçlar oluşturmakta. Küçük parçacık kirliliğinden dolayı daha önce meydana gelen
olayların en bilinenleri 1930-1950 arasında Donoro, Pensilvanya ve Londrada meydana gelmiştir ve
binlerce kişinin ölümüyle bu tür hava kirliliğinin önemini göz önüne sermiştir. Günümüzde şunu
anlıyoruz ki solunum ile akciğerin içine yerleşen küçük parçacıklar zamansız ölümlere, kronik bronşite
veya ağır astıma yol açmakta. Özellikle astımlı çocuklar, yaşlılar, kalp ve solunum rahatsızlığı olanlar, 
_____________________________________ 6 _______ VI. ULUSAL TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ KONGRESİ VE SERGİSİ
küçük parçacıklar nedeni ile risk altındadır. Partikül sorunu doğal parklarda, yeşil alanlarda ve düşük
yoğunluklu konut bölgelerinde daha az görülmektedir.
HVAC TEMİZLEME EKİPMANLARINI DEVREYE SOKMADAN ÖNCE
Teorik altyapının oluşturulmasının ardından durum tespiti için önce ölçüm ve görüntüleme çalışmaları
yapılmalıdır. HVAC sisteminde kirliliğin olup olmadığı, kirliliğin nerelerde yoğunlaştığı, ne tür bir ön
hazırlığa gerek duyulacağı, yüklenici firma teknik ekiplerince hazırlık aşaması çerçevesinde ele alınıp
değerlendirmelidir. Teknik ekip detaylı bir tespit prosedürünü takip etmekle yükümlüdür. Örneğin
Amerika’da Ulusal Hava Kanalları Temizleme Birliği (NADCA) tarafından hazırlanıp resmiyete
kavuşturulmuş olan böyle bir işleyişe göre aşağıdaki aşamalar tamamlanmalıdır.
1. Bina sahibi, aşağıda belirtilen dökümanların bir kopyasını HVAC sistem temizleme
müteahhidine vermek zorundadır.
a. Proje çizimleri ve şartnameleri.
b. HVAC sistemine ait onaylanmış imalat revizyonları.
c. Mesken için hazırlanmış herhangi bir iç hava kalitesi (İHK) veya çevresel değerlendirme raporu.
2. Yetkili kişiler tarafından ortam iç hava kalitesinde bir sorun olup olmadığı tespit edilir. Tesisin
kuruluşu sırasında hedeflenen değerler, klima konfor şartları ve kullanım amacına göre temiz oda
standart değerleri tanımlanmış olmalıdır. Eldeki dökümanlardan bu değerlere ulaşılmalı ve o
andaki mevcut durum ölçülerek ne durumda bulunulduğu belgelenmelidir. Muhtemelen süreç
içinde yıpranma ve kirlenme nedeni ile gerek enerji kullanımı,gerekse partikül sayısı ve
mikrobiyolojik değerler olması gerekenlerin üzerinde çıkacaktır.
3. Hava kanallarının ve diğer sistem elemanları sökülmeden ve hava akışını engellemeksizin,
cihazların ve kanal içlerinin görüntüleri videoya kaydedilmeli, problemler bu görsel verilere
dayanarak tespit edilmelidir. Yüklenici firma HVAC sisteminin görsel incelemesini yaparak, hangi
metot, araç ve gereçlerin tahsisinin gerekli olduğuna karar vermelidir. Temizlik incelemesi, klima
santrali ve tipik HVAC sisteminin bileşenleri ile hava kanallarının tamamını içermelidir. İnceleme
işleminin, yerleşmiş tozların, mikrobik oluşumların ve diğer kirliliklerin yaşam mahallerine aşırı
yayılarak kötü etkilere yol açmasını önleyecek şekilde yapılması gerekir. Kirlenmenin olduğu
düşünülen yerlerde veya az miktardaki kirlenmenin bile kaygı yarattığı hassas çevrelerde çevresel
mühendislik kontrolü yapılması gerekir. Bu arada ülkemiz şartları göz önüne alınacak olursa
mevcut klima kanalları içerisinde daha önceden hiç görüntü alınmamış, herhangi bir temizlik de
yapılamamış ise ciddi bir kirlilik kaynağının ilk kez tespit edilmiş olması muhtemeldir.
4. Klima santral ünitesinin gözlenip kaydedilmek suretiyle, temizlik koşullarının belirlenmesi ve filtre
sisteminin verimliğinin ortaya çıkarılması gerekmektedir. Klima santrallerinde nemlendirici olup
olmadığı özellikle dikkate alınmalıdır. Bilindiği gibi nem, küf ve mantarlar ile mikrobik bulaşmanın
en önemli destekleyicisidir. Aynı zamanda ülkemizde ekonomik nedenler ile çoğunlukla tercih
edilen yetersiz galvaniz kaplama içeren sac kanallarda korozyonu hızlandırarak tesis ömrünü de
tüketmektedir.
5. İncelemeler sırasında zarar görmüş olduğu saptanan sistem parçaları bir doküman olarak iş
sahibinin bilgilerine sunmalıdır.
6. Durum değerlendirmesi ve hazırlıklar: Uygulama yapacak firma elde ettiği veriler ile bir durum
değerlendirmesi yapmalı ve projenin değişik aşamaları boyunca binanın her bir bölgesinin nasıl
kullanılacağı ve korunacağı konusunda işveren ile koordineli bir plan hazırlamalıdır.
7. İncelemeyi yapacak personelin nitelikleri: Temizlenmenin gerekli olup olmadığına karar vermek
için HVAC temizleme incelemesini nitelikli personelin yapması gerekir. En azından bu personelin
HVAC sistemlerinden anlayan, kabul edilebilir iç ortam örnek çalışmalarında, güncel HVAC
teknolojisi temizleme prosedürleri ve uyulması gereken standartlar konusunda bilgi ve deneyim
sahibi olması istenir. 
_____________________________________ 7 _______ VI. ULUSAL TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ KONGRESİ VE SERGİSİ
C. KİRLİLİĞİN YOK EDİLME YÖNTEMLERİ
GENEL HVAC SİSTEMLERİ İÇİN TEMİZLEME GEREKSİNİMLERİ
Bu aşamada izlenecek yollar da yine batı ülkelerinde standart yöntemler ile belirlenmiştir. Öncelikle
tüm bina için kirlilik yaratması muhtemel iç ve dış kaynaklar tespit edilmeli, sorun yaratan kısımların
mümkün olduğu ölçüde tadil edilmesine çalışılmalıdır.
A. Kirliliğin Tutulumu: Temizlik esnasında sökülen pislikler uygun şekilde toplanmalı ve temizleme
esnasında başka yollardan HVAC sisteminin diğer kısımlarına ve dışarı yayılmaması için önlemler
alınmalıdır. Bunun için temizlik yapılacak kısım sistemden yalıtılmalıdır.
B. Partikül toplanması: Partikül toplayıcı ekipman (vakum) egzost çıkışları binanın içinde kalmak
zorunda ise 0,3 mikron (ve daha büyük) parçacıklar için % 99,97 hassasiyetinde HEPA filtreler
kullanılmalıdır. Partikül toplayıcı ekipmanlar (vakum) egzost çıkışları binanın dışına atılabiliyor
ise HVAC sisteminden çıkacak tozu tutacak uygun mekanik filitrasyon yeterli olacaktır.Bu
durumda sistemi yerleştirirken rüzgarın yönü göz önünde tutularak atış ağzının, hava girişlerinden
ve diğer girişlerden uzak olması için önlemlerin alınması gerekir.
C. Koku kontrolü: Ölçüm ve temizlik işlemi boyunca çalışmalar kokuyu ve-veya buğuyu, buharı
kontrol edecek şekilde olmalıdır.
D. Bileşenlerin temizliği: Bütün HVAC sistem bileşenleri için uyulması gereken standartlarda
(örn.NADCA standartları) belirtildiği gibi görünür şekilde temizleyecek temizleme metotları
kullanılmalıdır.
E. Hava miktarı ölçüm aygıtları: HVAC sistemleri içinde yer alan damperler ve sabit mekanik
yönlendiricilerin temizlikten önceki pozisyonları işaretlenerek iş bitiminde işaretlenmiş konumuna
geri getirilmeli.
F. Servis girişleri: Sözleşme yapılan şirket temizliğin düzgün bir şekilde yapılması için değişik
noktalardan uygun girişler (bakım kapakları) ve gözlem için servis girişleri elde edebilmelidir.
Bunun için;
1. Uygun olan yerlerde (en çok 30 metre aralıklı) mevcut olan servis girişlerini kullanabilir.
2. Kurallar ve standartlar ile uyumlu olabilmeleri için gereken yerlerde servis sağlayıcı tarafından
başka girişler (müdahale/kontrol kapakları) oluşturulabilmelidir.
3. Kapaklar sistemin hava akışını engellememeli, sınırlandırmamalı veya değiştirmemelidir.
4. Kapaklar, sistemde ısı kaybı ve kazanımını veya yüzeylerde yoğuşmaya neden olmamalıdır.
5. Girişler, sistemin yapısal güvenliğini tehlikeye atmamalıdır.
6. Girişler yapılandırılırken uyulması gereken bina ve yangın kurallarına ve örneğin NFPA, SMACNA,
veya NADCA standartlarına uygun yapısal teknikler kullanılmalı.
7. Esnek kanallara servis girişleri açılmasına izin verilmez. Bu kanalların uçları sökülerek gerekli
temizlik veya gözlem yapılır.
8. Rijit fiberglas kanal sistemlerinin temizliği üretici veya ilgili birliğin tavsiyelerine göre düzenlenmeli.
Örneğin ABD.de NAİMA Sadece UL 181 standardı veya UL 181a standartlarına uyan kapak
teknikleri fiberglas kanal sistemleri kapakları için uygunluk vermektedir.
9. Bütün servis girişleri gelecekteki gözlem veya iyileştirmeler için tekrar açılabilir olmalı ve açıkça
proje üstünde yerleri işaretlenip işverene rapor olarak verilmelidir.
G. Tavan bölgesi: Sözleşme yapılan şirket HVAC sistemine girişi sağlamak için temizleme işlemi
boyunca tavan bölgesini söküp tekrar takabilmelidir.
H. Hava dağıtma aygıtları (Panjur, Menfez ve difüzörler): Servis sağlayıcı bütün hava dağıtma
aygıtlarını temizlemeyi sözleşmesinde öngörmelidir.
I. Hava aktarma üniteleri ve terminal üniteleri (VAV kutuları, v.b.), vantilatörler ve egzost fanları:
Sözleşme yapılan şirket üfleme, emiş ve egzost fanlarının ve vantilatörlerinin eksiksiz şekilde
temizliğinin yapılacağını garanti etmelidir. Temizlenecek bölgeler, vantilatörler, fan kutuları,
plenum kutuları,(tavan üfleme ve emiş plenumları dahil), salyangozlar, kanatlar, pervaneler,
şaftlar, damperler ve kayış kasnak gibi işletme takımını içermelidir. Bütün yüzey pislik tortuları
uygun şekilde temizlenmelidir. Sözleşme yapılan şirket;
1. Klima santralinin bütün iç yüzeylerini, bileşenlerini, yoğuşma kollektörleri ve giderlerini temizlemeli.
2. Yıkama prosedürünün başlayacağı yerde uygun etkili drenaj sisteminin yerleştirildiğinden emin
olmalı.
3. Evaporatör soğutma kanadı dahil serpantin ve ilgili bileşenlerini temizlenmelidir. 
_____________________________________ 8 _______ VI. ULUSAL TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ KONGRESİ VE SERGİSİ
J. Kanal sistemleri: Sözleşme sahibi firma ;
1. Temizlik için başka girişi olmayan yerlere ulaşabilmek için gerekli servis girişleri oluşturmalıdır.
2. Temizlik onaylama testlerinde kabul edilebilecek şekilde bütün görünür kirlilikleri kanal
sisteminden mekanik yöntemler ile temizlemelidir.
ÇALIŞMA ANINDA SAĞLIK VE GÜVENLİK ŞARTLARI
A. Güvenlik standartları: Sözleşme sahibi firma kendi işçilerinin, bina sakinlerinin ve çevrenin
güvenliğini sağlamak için uyulması gereken genel ve yerel kurallara uymalıdır. Tam olarak bu
şartlarla uyum içinde çalışmak için Mesleki Güvenlik ve Sağlık yönetiminin standartlarına da
uymalıdır.
B. Bina sakinlerinin güvenliği: Temizleme yapılan yerde ekstra tehlike yaratacak şekilde oluşumlar ve
malzemeler kullanılmamalı.
C. Pisliklerin uzaklaştırılması: HVAC sisteminden çıkan bütün kirlerin uzaklaştırılması uyulması
gereken genel ve yerel kurallara uygun şekilde yapılmalı.
Bu gereksinimlerin belirlenmesinin ardından çözüm yöntemlerinin uygulanmasına gelinir. Bu noktada
bilinen temizleme yöntemleri genel anlamda şu şekilde sıralanabilir.
MEKANİK TEMİZLEME METODLARI
Bu işlemin ana amacı daha çok HVAC bileşenlerinde zaman içerisinde birikerek mantar, küf ve bakteri
oluşumuna yataklık eden toz ve partiküllerden oluşan birikintileri yok etmektir. Bu sayede kabul
edilebilir düzeyde iç hava kalitesi elde edilebilmektedir.
A-Kanal sisteminin sökülüp geleneksel yollar ile temizlenmesi: Bu yöntem açıkta monte edilmiş
sanayi tesislerindeki kanallar için söz konusu olabilir. Kanallar sökülebilir tipte flanşlar ile birleştirilmiş
olmalıdır. Yinede bütün bir sistemin sökülüp yeniden toplanması her zaman mümkün olmamakta,
uygulanması halinde bile kanallarda deformasyona, hava kaçaklarına neden olunmaktadır. Fan-coil ve
VAV gibi ünitelerin temizliği yerinde yapılmalıdır.Temizleme işlemi için etkili aparatlar temin
edilmemesi halinde tercih edilmez.
B-Sökülemez durumdaki HVAC sistemlerinin mekanik temizliği: Birçok yapıda gerek galvaniz sac
hava kanalları, gerekse sistemdeki fan-coil, VAV, damper, diffüzör, kutulu anemostad, menfez v.b.
elemanlar yapısal yada estetik nedenler ile daha sonra sökülmesi olasılığı öngörülmeksizin yerleştirilir.
Bu durumda HVAC sistemi yerinde, özel ekipmanlar ile, tatmin edecek bir yöntem ile temizlenmelidir.
Yurttaşlarının yaşam kalitesine ve kamu sağlığına önem veren özellikle kuzey Avrupa ve Amerikada
bu alanda özel ekipmanlar üreten ve hizmet veren çok sayıda kuruluş bulunmaktadır. Bu ekipmanlarla
hava kanallarında yapılan temizleme işlemine ilişkin temsili bir resmi aşağıda görmektesiniz. Bu
yöntemde şunlara dikkat edilmelidir:
Sisteminin içindeki pislikleri sökecek şekilde planlanmış esas mekanik temizleme metotları ile HVAC
sistemleri temizlenirken, kirlilik güvenli bir şekilde sistemden uzaklaştırmalı. HVAC sisteminin gözle
görünür temizliğini, temizlik onaylanmasını ve diğer genel gerekleri sağlayacak uygun uzaklaştırma
metodunu seçmek sözleşme yapan firmanın sorumluluğundadır. Kullanılan temizleme metodu veya
metotların kombinasyonları HVAC sisteminin bütünlüğünü olumsuz etkilememelidir. Şöyleki;
1. Bütün metotlar temizleme boyunca sürekli çalışacak toplama vakum makinaları ile donatılmış
olmalı. Vakumlar temizlenen kısmın sonundaki belirlenen girişe bağlanmalı. Pisliklerin toplanması
ve iç ortam şartlarının korunmasını temin etmek için vakumlar, bütün bölümlerin temizliğini eksi
basınçta yapabilecek güçte olmalı.
2. Egzost çıkışlarını bina içine veren bütün vakumlar (ıslak vakumlar dahil) minimum hepa filtrelerle
donatılmalı.
3. Egzost çıkışlarını dışarı veren bütün vakumlar HVAC sisteminden çıkan bütün pislikleri uygun
filtreli partikül toplayıcı ile donatılmalı. Vakumların egzos çıkışları pisliklerin sisteme geri
dönmesine izin vermeyecek şekilde yerleştirilmeli. Serbest bırakılan parçacıklar dış çevre
standartlarını, kurallarını veya yönetmeliklerini ihlal edecek şekilde olmamalı. 
_____________________________________ 9 _______ VI. ULUSAL TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ KONGRESİ VE SERGİSİ
4. Mekanik fırçalama ile pislikleri HVAC sisteminin iç yüzeyinden söken bütün metodlar pisliklerin
güvenli bir şekilde vakum toplamasına iletmeli. Kabul edilebilir metodlar hava kanallarının
bütünlüğüne veya kanal içindeki metal yüzeylerine, bağlantılarına yada sistemin bileşenlerine
zarar vermemeli.
MİNERAL YÜNÜ YALITIMLI MALZEMELERİN TEMİZLENMESİ:
Cam yada taş yünü ısı veya akustik izolasyon yapılmış her hangi bir bileşen veya hava kanalı hepa
vakum cihazları ile HVAC sistemi sabit eksi basınç altında özel fırçalar ile temizlenmeli ve ıslanmasına
izin verilmemelidir.Temizleme metodları camyünü bileşenlerine zarar vermemeli ve temizlik sonrası
elyaf sürüklenmesi artmış olmamalıdır. Bu nedenle mineral elyaf içeren malzemelerin doğrudan hava
kanalı olarak yada kanal içinden yalıtım amacı ile kullanılması için üreticisinin kullanım, temizlik ve
test konusundaki tavsiyelerine titizlikle uyulmalı, uygulama sonrası partikül ve lif sürüklenmesi kontrol
edilmelidir. Gözlem ve temizleme anında hasar gördüğü saptanan mineral yünü hava kanalları için;
1. Hasarın belirlenmesi : Eğer hasar gördüğünü gösteren kötüleşme, koruyucu tabakasının
bozulması, ufalanan malzemeler, küf ve mantar oluşumu yada nemlenmesi gibi bir kanıt varsa,
temizleme yada kabul edilebilir izolasyon onarımı ile eski haline gelemeyecek malzemeler
değiştirilmek için belirlenmelidir.
2. Talep edildiğinde veya belirlendiğinde sözleşme sahibi firma klima santrali ve /veya hava
kanallarının izolasyonunda oluşan hasarları giderebilmeli, gerekli değişimleri yapabilmelidir.
3. Yapılacak değişiklikler kurallara ve standartlarına uygun olmalıdır.
Şekil 1. Mekanik temizlik işlemi ekipmanları
SERPANTİNLERİN TEMİZLENMESİ
Serpantinlerin görünür temizliğini yapabilecek ve serpantin temizlik onayını (NADCA Standartları)
alabilecek herhangi bir metot kullanılabilir. Kirliliğin niteliğine ve niceliğine bağlı olarak, özel köpük
temizleyiciler kullanılabileceği gibi, yeterli basınçta hava yada su kullanılabilir. Serpantin giderleri de
aynı şekilde temizlenmeli ve yüzey temizlik onayına tabi tutulmalıdır. Temizleme metodları yerinden
____________________________________ 10 _______ VI. ULUSAL TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ KONGRESİ VE SERGİSİ
çıkarma, ısı transferini engelleme veya serpantin yüzeyi veya soğutma kanatlarının aşınması şeklinde
hasarlara neden olmamalıdır. Gerektiği durumlarda serpantin üreticilerinin tavsiyelerine uyulmalıdır.
Çözüm için gerekli girişimler uygulandıktan sonra ölçümler tekrar yapılmalı ve kabul edilebilir limitler
içerisinde olunduğundan emin olunmalıdır. Eğer üst limit değerlerin altına inmekte zorlanılıyor ise, bir
sonraki bakım dönemi için yapısal önlemler almak gereği olduğu düşünülmelidir. Orta vadede
sistemde yapılması gereken iyileştirmeler için girişimlerde bulunulmalıdır.Bu noktadada NADCA nın
tarif ettiği şartlar şöyledir:
D-SONUCUN DENETLENMESİ
A. Genel inceleme: HVAC sisteminin temizlenme onayı mekanik temizlemeden sonra, biyosid
uygulaması ve kaplaması dahil herhangi bir iyileştirme yada iyileştirme ile ilgili maddeler
uygulanmadan önce saptanmalı.
B. Görsel inceleme: Görünür kirliliklerin mevcut olmadığını kesinleştirmek için görsel inceleme
yapılmalı.
1. Eğer görsel inceleme sonunda görünür kirliliklere rastlanmadıysa HVAC sistemi tamamıyla
temizlenmiştir. Yinede iş sahibi bundan başka yüzey karşılaştırma testi yada NADCA
standartlarındaki NADCA vakum testini sistemin temizliğini onaylamak için kullanabilir.
2. Eğer görsel inceleme sonunda görünür kirliliklere rastlanırsa sistemin kirli olduğu görünen
bölümleri tekrar temizlenmeli ve tekrar temizlik incelemesine tabi tutulmalı.
3. NADCA vakum test analizi bu tür testlerde uygulanan üçüncü grup olmalıdır.
4. Temizlik onayı mekanik temizlemeden hemen sonra ve HVAC sistemi normal çalışmaya yeniden
başlatılmadan önce yapılmalı.
C. Serpantinlerin temizlik onayı:
1. Temizleme, serpantinlerin basınç düşüşünü, serpantinlerin ilk kurulduğundaki basınç düşüşü+%10
değerinde yeniden sağlamalıdır. Eğer orijinal basınç düşüşü bilinmiyorsa, yabancı madde ve
kimyasal tortuların temizlendiği görsel incelemede belirlendiğinde serpantinler temizlenmiş
demektir.
HVAC SİSTEMİNİN TEMİZLİK DENETLENMESİ
HVAC denetlemesi yapılardaki toplam iç hava kalitesi yönetim programının bir parçası olmalıdır.
HVAC sistemlerinin rutin denetlenmesi kalifiye elemanlarla aşağıdaki listeye göre yapılmalıdır.
Tablo 1.
Binanın kullanım sınıfı Klima santrali Üfleme kanalları
Emiş ve
Egzost kanalları
Endüstriyel 1 yıl 1 yıl 1 yıl
Yaşama alanları 1 yıl 2 yıl 2 yıl
Hafif sanayi 1 yıl 2 yıl 2 yıl
Sanayi 1 yıl 2 yıl 2 yıl
Sağlık sektörü 1 yıl 1 yıl 1 yıl
Denizcilik 1 yıl 2 yıl 2 yıl
HVAC temizlik denetlenmesi aşağıdaki listedeki bileşenleri içermelidir. 
____________________________________ 11 _______ VI. ULUSAL TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ KONGRESİ VE SERGİSİ
Tablo 2.
Klima santrali Üfleme kanalları Emiş kanalları
Filtreler, fanlar, hücreler
Soğutma serpantinleri
Kondens tavası
Kondens giderleri

Hava kanalları
Damperler
VAV kutuları v.b.
Menfez, anemostad v.b.
Hava kanalları
Damperler
Plenumlar
Esnek kanallar
Menfez, anemostad v.b.
E. DEZENFEKSİYON:
HVAC sistemlerinde yapılan mekanik temizlik çalışmaları bazı durumlarda istenilen sonuca
ulaşmayabilir.
Mekanik temizlik sonrası yapılan testlerde kendini yineleyen mikrobik bulaşmalar olduğu kesinlik
kazanır
iİse, bu durumda dezenfeksiyon yöntemlerine başvurmak gerekir. Bu yöntemler şunlardır:
BİYOSİT SEÇİMİ ve UYGULANMASI:
Biyosit genel olarak kimi canlı organizmaları yok etmeye yarayan bütün kimyasallara verilen ortak
addır. Klima sistemimizde varlığı saptanan organizmaya etkili türünün ve uygulama şeklinin
belirlenmesi gerekir.
1. Biyositler sadece aktif mantar üremesinden şüphelenildiğinde yada testler sonucu tehlikeli
seviyede mikroorganizma kirlenmesinin görüldüğü yerlerde uygulanmalıdır.
2. Biyosit uygulaması mantar ve bakteriyolojik kirlenmenin oluşumunu kontrol altına almak için tortu
ve pisliklerin yüzeyden temizlenmesinden sonra uygulanmalıdır.
3. Kimyasal biyositler ve kaplamalar uygulanacağı zaman, üretici tavsiyeleri ve EPA tescil listesi ile
uyum içinde uygulanmalıdır.
4. Biyosit kaplamalar üretici firmanın talimatlarına göre uygulanmalı. Kaplama uygulaması aşağı
akımda yüzeylere sisleme yapmaktansa kanalların iç yüzeylerine direkt olarak püskürtülmeli.
Kaplama uygulaması yüzeyde sürekli film tabakası oluşturacak şekilde yapılmalı. Biyosid kaplama
uygulamaları üreticinin minimum etkinlik uygulama oranı standartlarıyla uyum içinde olmalıdır.
FORMALDEHİT UYGULANMASI
Formaldehit az zehirli ancak oldukça güçlü bir antiseptiktir. Mukozayı tahriş edici etkisi nedeni ile
tedavide kullanılmaz. Bakteriler mantarlar ve bazı virüsler üzerinde öldürücü etkisi nedeni ile cerrahi
aletlerin sterilize edilmesinde, çeşitli mekanların ve dokuma eşyanın dezenfeksiyonunda gerek
püskürtme, gerekse buğu şeklinde uygulanmaktadır.
OZONLAMA
Daha önce çevre kirleticileri arasında saydığımız bir gaz olan ozon bazı durumlarda dezenfektan
olarak kullanılmaktadır. Elektronik alanında yaşanmakta olan gelişmeler sayesinde artık üretilen ozon
miktarı ve bunun havadaki oranı hassas bir şekilde kontrol edilebilmektedir. Bu nedenle istenilen
sınırlar dahilinde ve istenilen sürelerde HVAC çevrimine sokulan ozon miktarı ile, sistemde yerleşmiş
olduğu daha önce saptanmış olan organizmaların yok edilmesi sağlanabilmektedir. Örneğin işlenmiş
hindi ve tavuk etinin paketlendiği ortamların steril şartlarının korunması amacı ile kullanıldığı bir
uygulamada olumlu sonuçlar elde edilmiştir. 
____________________________________ 12 _______ VI. ULUSAL TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ KONGRESİ VE SERGİSİ
Önceki yıllardan kalan konsantrasyonun kontrol edilmesindeki çekinceler nedeni ile çok yaygın olarak
kullanılmamakla birlikte, yararları yanında korozif etkisi ve sağlığa zararları konusunda araştırma ve
tartışmalar devam etmektedir.
UV CİHAZLARI KULLANIMI
Morötesi ışınım yayan ultraviyole cıhazlarının canlı dokuları tahrip edici ve bakteri öldürücü etkisi
bilindiğinden kuvars içerisine alınmış UV ışını üreten cıhazlar ile sistem etki altında tutularak mikrop ve
bakteri üremesi engellenebilmektedir. Bu cıhazlar steril ortamların devamlılığını sağlamakta faydalı
olmakla birlikte canlıların uzun süreli etki altında kalmaları halinde cilt problemleri ile karşılaşmaları
olasılığı vardır.
DÜNYADA YENİ HAVA STANDARTLARI İLE İLGİLİ GENEL BİLGİLER:
ULUSAL ÇEVRE HAVA KALİTESİ STANDARTLARI (NAAQS) NELERDİR?
1970’den sonra Temiz hava hareketinin başlangıcından itibaren kongrelerde Amerikan Çevre Koruma
Ajansı EPA, en yaygın altı hava kirleticisi hakkında amerikan ulusal hava kalitesi standardı (NAAQS)
oluşturmak üzere görevlendirildi.
Temiz hava hareketi isteklileri bu standartların, toplum sağlığını, maliyetini göz önüne almadan yeterli
güvenlik sınırlarında oluşturmasını istemiştir. Bu standartlar iki önemli amaca hizmet etmektedir.
Birincisi Amerikalılara yaşadıkları yerdeki havanın sağlıklı olup olmadığı hakkında bilgi sağlamak ve
ikincisi genel ve yerel yönetimlere temiz havaya ulaşmak için gerekli hedefleri sunmak.
EPA’NIN GÜNCELLENMİŞ TEMİZ HAVA STANDARTLARI,
EPA iki yaygın hava kirletici, ozon ve partiküller için yaptığı çalışmalar ulusal sağlık standartları
çerçevesinde deklare edilmiştir.
Böylece 35 milyonu çocuklardan oluşan 125 milyon Amerikalıyı korumak, ayrıca yılda yaklaşık 15.000
zamansız ölümü önlemek, çocuklarda görülen bir milyon önemli akciğer rahatsızlığı vakası ile 350.000
ağır astım vakasında azalma sağlamak amaçlanmıştır.
YENİ OZON STANDARTLARI
EPA önceki 1 saatlik standardı yeni 8 saatlik standartla değiştirdi. Ulusal çevre hava kalitesi standardı
(NAAQS) üç bölümden oluşmakta: konsantrasyonu yada seviyesi, ölçüm periyodu ve standart formu.
Yeni standartlar 0,08 (ppm) değerine göre hazırlandı. Ölçüm periyodu 8 saat kabul edildi. EPA’nın
kabul ettiği yeni formlarda, standartlara uygunluğa karar vermek için bölgelerin her yılki en kötü üç
ölçümü göz önüne alınmadan üç yıllık performansına bakılacaktır.
YENİ PARTİKÜL STANDARDI
EPA var olan PM10 küçük partikül standartlarına yeni PM2,5 standartlarını da ekliyor. 2,5 ve 10 sayıları
mikron olarak ölçülen boyutlarını ifade etmektedir. EPA yıllık PM2,5 standardını 15 µg/m3
ve yeni
günlük PM2,5 standardının 65 µg/m3
olarak belirlendi. Yıllık standart bileşenleri tipik, günden güne
ortaya çıkan ve aynı şekilde uzun zamanda ortaya çıkan partiküllerden korunmayı sağlamak için
oluşturuldu. Günlük standart bileşenleri kısa süreli oluşumlara karşı daha fazla korur. EPA yıllık güncel
50 µg/m3
PM10 standardını 150 µg/m3
’e revize etmiştir. 
____________________________________ 13 _______ VI. ULUSAL TESİSAT MÜHENDİSLİĞİ KONGRESİ VE SERGİSİ
SONUÇ
Kapalı alanları istenilen proses şartlarına yada daha konforlu hale getirmek için büyük bedeller
ödeyerek, yüz yıla varan bir geçmişte kurulmakta olan HVAC sistemleri,yakın zamana kadar ısı, nem
ve gürültü gibi parametreleri kontrol etmekle yetinmekte idi. Ancak gerek fosil yakıtların atmosferimize
yığmakta olduğu atıklar, gerek küresel ısınma etkisi nedeni ile daha fazla klima gereksinimi, gerekse
geliştirilen teknolojilerin kontrol edebildiğimiz sınırların genişlemesine olanak tanıması nedeni ile bu
parametrelerin arasına kirlilik de katılmış bulunmaktadır.
Yukarıda genellikle amerikan kuruluşları ve bunların yayınladığı standartlara atıfta bulunulmuştur. Bu
tür çalışmalar sayesinde yakın zamanda uzak doğu ve kuzey amerikayı kasıp kavuran SARS
virüsünün yarattığı panik, bugün için etkisini yitirmiş olsa bile, iç hava kalitesinin sağlığımız ve işgücü
üzerindeki etkisi sürmeye devam edecektir.
Yapı alanında çalışan biz mühendisler, üretip insanların kullanımına sunduğumuz ortamların
tasarımından, ekonomik ömrünü tamamlayarak devre dışı kalacağı son güne kadar, kaliteli iç hava
temin eden, kullanıcılarına sağlık ve konforu bir arada sunabilen sistemleri hayata geçirmekle sorumlu
olduğumuzu unutulmamalıyız.
Bunun için öncelikle kirlilik bir parametre olarak denetlenecek kriterler arasında görülmelidir. Denetim
için gerekli önlemler alınmalı, tasarım ve uygulamada projeler bu yaklaşım ile yürütülmeli, işletmeye
alma aşamasında olduğu gibi zaman içerisinde de periyodik kontroller için gerekli kontrol kapakları
bırakılmalı, hastalıkların tedavisinden önce önlenmesine dönük bütçeler yapılmalı ve kullanılmalıdır.
Az gelişmiş ülkelerin çalışanları için söylenen “insanlar genç iken para kazanmak için sağlıklarını,
yaşlanınca da sağlıklarını kazanmak için paralarını harcar” tanımlamasını boşa çıkarmak batılı ülkeler
gibi bizler içinde olanaklı olmalıdır.
KAYNAKLAR
[1] DIN 1946 Part 4 HVAC Systems in Hospitals Deutsche Norm. 1989
[2] ÖZKAYNAK, F.T, Temiz Oda Tasarımı ve Klima Sistemleri Tetisan Yayınları 2001
[3] KÖKSAL, Y., teskon 2001 Bildiriler Kitabı Sf. 625

Copright @ 1998 -2015 - AB Teknik Hizmetler Ltd. Şti.